Fazla Düşünmek

Fazla Düşünmek

Hayatı ilk ne zaman sorgulamaya başladın , ilk ne zaman sorgularken zarar gördüğünü hissettin ? herşeyin en başından başla , çünkü tüm yaşadığın sürenin niçin olduğunu en derininden kavraman gerek. ve sorgularken bir süre sonra ruhuna zarar vereceğini bil. bu zarar sana sessizlik ve tepkisizlik olarak dönecektir.

Hayatı sorgularken ele aldığın konu veya hayattaki yerin mi , yaşam boyunca sunduğun düşüncelerinin doğruluğu felan mı ? en korkutucu olanı niçin yaşıyoruz, niçin yaptıklarımız aynı , niçin biz biziz bunları kendine sorduğunda içinden çığlıklar atmak isteyeceksin.

en sonunda bir sonuca varamayacağını anladığında düşünmekten vazgeçsen bile iç sesin izin vermiyor. kendini durdurmaya çalışsan bile OKB’ye yakalanma ihtimalin çok yüksek. yakalandığını varsayarsak buna uzun süre alışamayacaksın. tek başına kaldığında canın acımaya başlayacak güneşin tenine değmemesi için perdeleri kapatacaksın karanlıkla bir olmak isteyeceksin.

Fazla Düşünmek

Ve günler aylar geçiyor sende değişen tek şey bulunduğun duruma alışmış olman. eskisi gibi çok düşünüyorsun hayatın düşünmek üzerine kurulmuş gibi hayatına devam ediyorsun. ancak bu durumdan hiç memnun değilsin. arkadaşların, ailen, dostların senin hakkında birşey bilmiyorlar. komik olan da kimseye birşey söylemedin tek bir kişi dışında.

Sırada Konuğum Oğuzhan Arslan ile devam etmek istiyorum

Oğuzhan Arslan ;

hayatta çok acı çektiğimiz anlar vardır. yalnız olmadığınızı söylersiniz ama milyon insanın içinde bir köpek kadar yalnızsınızdır aslında. geçmişimizden gelen bir hata, bir anı günümüzü etkiler bazen. ya bunu siz çok düşünerek halletmeye çalışırsınız ama halledemeyip deliye dönersiniz. ya da düşünmeyip bu hatanın, bu anı’nın sizin hayatınızı berbat etmesinze izin verirsiniz. Fazla düşünmek hiçbir zaman iyi bir fikir olmamıştır. geçenlerde düşünmekten delirmiş birisi ile sohbet etmiştik şöyle demişti; “fazla düşünmek bi’ nevi bir organını söküp birisine hediye etmek gibidir..” düşünmek sizi gerçek anlamda öldürmese bile mecazi anlamda öldürecektir. duygularınız körelecek, hiçbir insana iyi niyetle yaklaşamayacak kadar kötü olacaksınız.
Yağmur’u çok seven insan Yağmur sonrası toprak kokusunu sevmez, insanoğlu böyle yüzsüzdür veya yağmuru sevmeyip toprak kokusuna bayılanlar. Bunları yapan insanlar itici gelir bana. Düşünürken bir şeyi, bir insanı, bir olayı sakın korkmayın. Düşünürken onun yaptığı ailesi ile mutlu pazar kahvaltısını, çıkıp gezdiği arkadaşları, gecesinde şarap içip seviştiği insanı. Düşünün ama korkmayın. Sonrasında bir dal daha yakın sigara paketinizden. Bilirsiniz ki bazı ölümler insanın içinde gerçekleşir. Veya bazı savaşları insan içinde savaşır ya kazanır ya kaybeder. İçinizde küçük çocuk cesetleri, midenizde uçan kelebekler olabilir. Hatta ve hatta içinizde düşündüğünüz kişiyide öldürebilirsiniz. Bunu yapabilirseniz ki şayet galip gelirsiniz kendinizle verdiğiniz savaşta.
Alkol kullanın, sigara için demeyeceğim sizlere ama;
Düşünmek yerine alkol ve sigara kullanmanızı tavsiye ederim.
Sigara içerseniz akciğeriniz pert olacak.
Alkol kullansanız karaciğeriniz zarar görecek.
Ama düşünürseniz deliye döneceksiniz, gün gelecek odanızdaki duvarlar sizi dinlemekten bıkacak ve çatlaklar oluşacak. Oturup duvara derdinizi anlatacaksınız yeri geldiğinde. Bunları yaşamamak için düşünmeyi bırakın;
“şunu yazmasaydım daha mı iyi olurdu?”
“bunu böyle yapmasaydım ailem beni daha mı çok severdi?”
Bunları düşünmekten vazgeçin. Çünkü insan oğlu orta yaşlarından sonra kendi hayatına devam edecektir. Kimi düşünmekten delirmiş olacak, kimi düşünmeyi bırakmış ve kariyerine odaklanmış.
Orta yaşlarda kimi insan elinde bi şarap şişesi ile Güvenpark’ta bi bank’ta sızarken diğeri sıcak evinde Milyarlar ile süslediği evinde zevkten dört köşe olurcasına keyifli bir yaşam sürecek.
Bu iki şey sizin elinizde, ya çok fazla düşünür deliye dönersiniz ya düşünmeyi bırakıp hayatınızı güzel bir şekilde biçimlendirirsiniz.
Etrafınızda hiç düşünmeyip hayatını yaşayan çoğu insana bir bakmanızı tavsiye ederim, hiç saçlarında beyazlık hiç yüzlerinde bir gram buruşukluk var mı? yok dimi.
Bir de düşünenlere bakın, Saçlar genç yaşta beyazlamaya başlamış, yüzhatları 21 yaşında 30 gösterir hale gelmiş.
Hiç iyi yanı yok mu bu düşüncelerin?! diye çıkışacak olursanız;
Elbette var bu düşünmenin iyi yanı. Ama bunun en önemli noktası mutlu olmak. Diş fırçalarken sevgilinizi düşünebilirisinz, onun sesini kulağınızda hissettiğinizde mutlu olursunuz. Sevgilinizi düşünmek çok güzel bi’şeydir sanki dünyanın en güzel sesi olan insandan, dünyanın en güzel şarkısını dinlemek gibi. Düşünmesi bile huzur verici. Ama dediğimiz gibi “En önemli noktası mutlu olmak!” Mutlu olmadığınız zaman bütün düşünceleriniz sizi bir fare gibi kemirecek, bazı insanları götürdüğü gibi gerçek ölüme götürecektir. Bana soracak olursanız ki, hiç bir insan eceli gelmeden ölmeyi haketmiyor, Yaşattığını yaşamalı, iyisiyle kötüsüyle. sonra eceli geldiğinde ise ölebilir bu sorun değil. Ama siz siz olun kimsenin son umudunu yıpratıp, farklı düşüncelere kapılıp intihar notunda adı geçen kişi olmayın. Ömür boyu bu acıyla yaşamak istemezsiniz.

Total
77
Paylaş

4 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*